Emperyalizme, Oligarşiye, Faşizme karşı Sosyalist Barikat!

Ana Sayfa HABER DÜNYA İsrail seçimleri: Netanyahu’yla rakibi berabere kaldı

İsrail seçimleri: Netanyahu’yla rakibi berabere kaldı

578

İsrail’de siyonizmin sağ ve “sol” kanatlarının yarıştığı seçimlerde denge yine bozulmadı ve her iki kanat eşit sayıda milletvekili çıkardı. Faşist terör kampanyaları ve sömürgeci ilhak politikaları yürütme vaadiyle seçim kampanyası yürüten ve hakkındaki yolsuzluk ve pek çok suç iddiasını böylece karartmaya çalışan Netanyahu’nun partisi ve diğer faşist partiler seçimlerden umduklarını bulamadılar. Seçim sonuçları siyonist İsrailin önümüzdeki dönem de ciddi bir temsil krizi yaşayacağını gösteriyor.

Likud Partisi ile Mavi-Beyaz ittifak 32’şer milletvekili çıkardı.

İsrail’deki yenilenen genel seçimde, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun partisi Likud ile rakibi Mavi-Beyaz İttifakı aynı sayıda sandalye kazanarak seçim yarışını berabere tamamladı.

İsrail Merkez Seçim Komisyonu, şu ana kadar oyların yüzde 92’sinin sayıldığını açıkladı. Kesin olmayan sonuçlara göre, yarışa katılan 29 partiden sadece 9’u yüzde 3,25’lik seçim barajını aştı.

Katılım oranı önceki seçime göre yükselirken İsrail’deki 6 milyon 300 bini aşkın kayıtlı seçmenden yüzde 69,4’ü sandık başına gitti. İsrailliler, nisan ayında yapılan erken seçime yüzde 64,65 oranında katılım göstermişti.

MİLLETVEKİLİ SAYILARI EŞİT

Açılan sandıklarda Netanyahu’nun partisi az bir oyla önde olsa da sandalye dağılımı bakımından sonuçlar beraberliğe işaret ediyor.

Buna göre, Başbakan Netanyahu liderliğindeki Likud ile eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz ve Yair Lapid liderliğindeki Mavi Beyaz İttifakı mecliste 32’şer milletvekiliyle temsil edilecek.

İsrail vatandaşı yaklaşık 2 milyon Filistinliyi temsil eden partiler, bu seçime geçen dönemin aksine tek ittifak halinde girdi. Filistinlilerin seçime katılım oranı nisan ayında yapılan genel seçime oranla daha yüksek oldu.

İsrail ile ilgili görsel sonucu

İlk seçimde iki ayrı ittifak şeklinde seçime giren Cephe (Hadaş), Arap Değişim Hareketi (Ta’al), Birleşik Arap Listesi (İslami Hareket) ve Balad (Tecemmu) partileri bir kez daha Ortak Arap Listesi Bloku çatısı altında 12 milletvekili çıkardı ve meclisteki 3. büyük parti oldu.

Fanatik Yahudilerin destek verdiği ve Netanyahu koalisyonuna katılması beklenen Otzma Yehudit (Yahudi Gücü Partisi) baraj altında kalırken, nisan seçimlerinde eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman’ın partisi İsrail Evimiz (Beyteynu) meclise sadece 5 vekil gönderdi.

Bu seçimde ise 9 milletvekili çıkarmayı başardı. Liberman bir kez daha koalisyon hükümetlerinin kilit rol oynayan kişisi oldu.

Yaklaşık 9 milyonluk İsrail nüfusunun yüzde 11,1’ini oluşturan ultra-ortodoks Yahudileri (Harediler) temsil eden Şas (Doğulu Tevrat Muhafızları) 9, Yahudi Birleşik Tevrat (Yahudot HaTora) partisi ise 8 milletvekili çıkardı.

Eski Adalet Bakanı Ayelet Shaked liderliğinde kurulan Birleşik Sağ Partisi geçen seçimlerin aksine barajı aşarak 8 milletvekili meclise göndermeyi başardı.

Amir Peretz ile Orly Levy İşçi Partisi-Gesher İttifakı nisan seçimlerinde 6 milletvekiliyle meclise girmeye hak kazanırken, arlarında yine iki devletli çözümü savunan Meretz’in partisinin de bulunduğu Demokratik Birlik İttifakı da 5 milletvekili çıkardı.

İSRAİL’İ YENİ BİR KOALİSYON HÜKÜMETİ BEKLİYOR

İsrail’de hükümet kurmak için 120 sandalyeli mecliste 61 sandalyeye sahip olmak gerekiyor. Sandık sonuçlarına göre, hiçbir parti tek başına hükümeti kuracak çoğunluğu yakalayamadığı için İsrail’i yeni bir koalisyon hükümeti bekliyor.

İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, yarından itibaren meclise girmeye hak kazanan partilerle görüşmeye başlayacak.

Sandık çıkış anketlerinin açıklanmasının ardından Netanyahu, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada, daha önceki seferlerde olduğu gibi zaferini ilan etmek yerine “resmi sonuçları bekleyeceğini” söyledi ve kazanması halinde yapacaklarını anlattı:

“Önümüzdeki günlerde, bu milletin insanlarının çoğunun görüşlerini yansıtan güçlü bir Siyonist hükümet kurmak ve Siyonizm karşıtı tehlikeli bir hükümetin kurulmasına engel olmak için müzakerelere başlayacağız. Şu an yapmamız gereken şey bu; ülkedeki birçok kişiyi bir araya getiren ve İsrail’in Yahudi halkının ulusal devleti olduğuna inanan kimseyi dışlamayan bir hükümet kurmalıyız.”

LIEBERMAN KİLİT KONUMDA

5. kez başbakanlık koltuğuna oturmak için yarışan Netanyahu’nun eski koalisyon ortağı, eski savunma bakanı Avigdor Lieberman’ın aşırı sağ Evimiz İsrail (Yisreal Beitenu) Partisi, üç farklı sandık çıkış anketine göre, 9 sandalye kazanıyor. Parti, Nisan ayındaki seçimde 5 sandalye kazanmıştı.

Benzer sonuçların çıktığı 3 farklı sandık çıkış anketinin yayımlanmasından sonra Lieberman, destekçilerine yaptığı konuşmada, “Tek bir seçeneğimiz var. Benim partim, Likud ve Mavi ve Beyaz İttifakı’yla birlikte bir birlik hükümeti kurmalıyız. Ülke acil bir durumla karşı karşıya.” dedi.

Lieberman, nisan seçimleri sonrası koalisyona girmeyi reddetmiş ve bu tutumuyla seçimlerin yenilenmesine sebep olmuştu.

Bu seçimde de hükümetin nasıl kurulacağını belirleyen isim, Lieberman olacak gibi görünüyor.

Dini ideolojiyi savunan ve askerlik karşıtı Ultra Ortodoks Yahudi partilerin koalisyonda olmaması gerektiğini savunan Lieberman, bu partilerin siyasette “gereksiz yere fazla etkisi olduğunu” savunuyor.

Nisan ayında koalisyona gitmemesinin sebebi, Netanyahu’nun koalisyon için bu partilerle uzlaşmaya mecbur olması, diğer yandan Lieberman’ın Ultra Ortodoksların da askerlik yapmasını zorunlu kılacak yasa tasarısında ısrar etmesiydi.

“İsrail’i normale döndür” sloganıyla seçim kampanyası yürüten Lieberman’ın duruşu, ona bu seçimlerde özellikle seküler seçmenden oy kazandırmışa benziyor.

Sandık çıkış anketlerine göre Ultra Ortodoks iki siyasi parti, Shas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği partileri, sırasıyla 9 ve 8 olmak üzere toplam 17 oy kazanıyor. Bu iki siyasi partinin Nisan’daki seçimde sandalye sayıları toplamı 16’ydı.

Arap partilerinin oluşturduğu Birleşik Arap Listesi ise, Nisan ayına göre 3 fazla sandalye kazanarak milletvekili sayısını 13’e çıkarıyor.

BBC Türkçe’deki habere göre, aşırı ırkçı 3 partinin oluşturduğu Sağ Birlik ittifakıyla, Nisan seçimleri öncesinde kurulan yine aşırı sağ görüşlü Yeni Sağ partisinin bir araya gelerek kurduğu Yamina listesi de 7 sandalye kazandı.

Nisan seçimlerinde Yeni Sağ partisi barajı geçememişti. Sağ Birlik ittifakı ise 5 sandalye kazanmıştı. Bu partiler de tüm Batı Şeria’nın ilhak edilmesi gerektiğini savunuyor.

Merkez sol partilerin bir araya gelerek oluşturduğu Demokratik Birlik ittifakı ile İşçi Partisi-Gesher ittifakı, sırasıyla 5 ve 6 sandalye kazandı.

KOALİSYON İHTİMALLERİ NELER?

Sandık çıkış anketleri yanılmıyorsa, merkez sağ, aşırı sağ ve Ultra Ortodokos partilerin sandalye sayıları toplamı yine 61’i geçiyor. Ancak bir önceki seçimde olduğu gibi, aralarında ciddi anlayış farkları bulunan bu partilerin koalisyona girmesi çok kolay görünmüyor.

Bu durumda merkez sol partilerin sandalye sayıları toplamı ise, Arap milletvekillerinden destek alsalar dahi, 60’ı bulmuyor.

Eğer görev kendisine verilirse, Gantz’ı koalisyon hükümetini kurabilmesi için zorlu bir yol bekliyor.

NETANYAHU’YA YOLSUZLUK SORUŞTURMASI

13 yıldan uzun süre başbakanlık yapan 69 yaşındaki Netanyahu, bir kez daha koltuğa oturabilmek için hem seçime günler kala hem de seçim günü yasakları birkaç kez delerek televizyona çıktı. Ardından elinde megafonla sokağa çıkarak kalabalık yerlerde seçmenlerin arasına girerek “katılım oranının düşük kalmaması için” oy vermeye çağırdı.

Arapların ve sol görüşlü seçmenin büyük oranda sandığa gittiğini söyleyen Netanyahu, sosyal medyada da canlı yayın yaparak sağ görüşlü seçmene “sandığa gidin” dedi.

Seçim öncesinde de aşırı sağ görüşlü ve milliyetçi seçmenlerin oyunu almak için seçilirse Ürdün Vadisi’ni ilhak etmeyi planladığını açıklamıştı.

Seçmenlerdeki bıkkınlığın sandığa yansıyarak alışılmadık bir şekilde seçime katılım oranını düşürmesi bekleniyordu. Ancak seçime katılım oranı yüzde 69.4 ile nisan ayına göre arttı.

Hakkında geçen yıldan bu yana “yolsuzluk” suçlaması olan Netanyahu’nun rakipleri, bir kez daha seçilirse dokunulmazlıktan yararlanarak soruşturma açılmasına engel olmayı planladığını söylüyor.

1996’da ilk kez başbakan seçildiğinde de hakkında yolsuzluk yaptığı iddiaları olan Netanyahu hakkında, o dönem başsavcının “Yeterli delil yok” demesiyle soruşturma açılmamıştı.

Bu kez hakkında yolsuzluk suçlamalarına yönelik 3 farklı iddianame var.

Başsavcı, seçimden sonra Netanyahu’yu dinleyeceğini açıklamıştı. Ekim ayının ortasında ön duruşmaların başlaması ve ifadeye çağrılması bekleniyor.

Netanyahu’nun en yakın rakibi, aşırı sağ görüşlere katılmadığını söyleyen 59 yaşındaki Gantz da, seçim kampanyası boyunca Netanyahu hakkındaki yolsuzluk iddianamelerine odaklandı. “Dokunulmazlık elde etmek için aşırı sağ partilerle koalisyona girmeye çalıştığını” savundu.

2011-2015 yılları arasında genelkurmay başkanı olan Benny Gantz, bu dönemde Gazze’ye yönelik 2 operasyonu yönetti.

2014’te “Koruyucu Hat” adı verilen ikinci operasyon 50 gün sürdü. İsrail ordusunun karadan ve havadan Gazze’ye saldırdığı 50 günün ardından Birleşmiş Milletler verilerine göre 1462’si sivil 2251 Filistinli, 67 de İsrail askeri hayatını kaybetti.

(Kaynak: artı gerçek)